Türkiye'nin Umre & Hac Bilgi Portalı Kabe Canlı Yayın Kabe Canlı
Gündem

Balkan Köylerinde Aşure Geleneği: Bolluk ve Bereket İçin Kazanlar Kaynıyor

25 June 2026 15 okunma
Balkan Köylerinde Aşure Geleneği: Bolluk ve Bereket İçin Kazanlar Kaynıyor

Muharrem ayında Balkan köylerinde birlik, beraberlik ve bereket inancıyla geleneksel aşureler hazırlanıyor. Köy kadınları, Hz. Nuh'un hikayesinden ilham alarak 40'a yakın malzemeyle odun ateşinde aşure pişiriyor.

#Aşure #Muharrem ayı #Balkan köyleri #gelenek #bolluk #bereket #Hz. Nuh #Türk kültürü

Muharrem ayının gelişiyle birlikte, bolluk ve bereketin simgesi kabul edilen aşure kazanları Balkan köylerinde kaynamaya başladı. Balkanlar'dan göç edenlerin yaşadığı ve kültürel miraslarını yaşattığı bu özel köylerde, hemen her evin bahçesinde tatlı bir telaş yaşanıyor. Buğday, nohut, kuru fasulye, incir, kayısı, kuru üzüm, fındık, ceviz, tarçın ve şeker gibi 40'a yakın malzemenin bir araya geldiği aşure, sofraları tatlandırırken, aynı zamanda birlik, beraberlik ve dayanışmanın da sembolü haline geliyor.

Sabahın erken saatlerinde başlayan aşure mesaisi, köy kadınlarının el birliğiyle yürütülüyor. Evlerinin avlularında yakılan odun ateşinin başında toplanan kadınlar, önceki günden ıslattıkları bakliyatları özenle harmanlıyor. Onlarca malzemenin bir araya getirildiği bu zahmetli süreç, dualar ve yardımlaşma ruhuyla daha anlamlı hale geliyor. Pehlivanköy ilçesinin Kuştepe köyünde yaşayan Gülşen Gürses ve annesi Mürvet Gürses'in aşure hazırlıkları da bu geleneksel coşkuyu gözler önüne serdi.

Gülşen Gürses, muharrem ayına ulaşmanın mutluluğunu dile getirerek, her yıl bu ayda aşure yaptıklarını ve geleneklerine, kültürlerine sahip çıkmaya çalıştıklarını belirtti. Aşurenin derin bir tarihsel ve dini anlam taşıdığını vurgulayan Gürses, bu özel yemeğin Hz. Nuh'un ibretlik öyküsünden ilham aldığını aktardı. Gürses, “Bizler için de bir yokluk yemeği sayılabilir esasında. Hz. Nuh, tufanda artık bütün yiyeceklerin bittiği ve her yiyecekten çok az miktarda kaldığı bir zamanda her şeyi bir tencereye koymak şeklinde bir çorbaya dönüşmüştür. Bu da aşure adıyla Hz. Nuh'a dayandırılır” ifadelerini kullandı.

Kuştepe köyünde annesiyle birlikte evlerindeki mevcut her malzemeden bir miktar katarak hazırladıkları aşurenin odun ateşinde pişirildiğini ve çok lezzetli olduğunu söyleyen Gürses, aşurenin herkes tarafından beğeniyle tüketildiğini kaydetti. Aşureyi yaparken ve tüketirken geçmişten dersler çıkarmaya çalıştıklarını da belirten Gürses, “Her şeyi bir araya koyarak ona uygun kıvam ve lezzeti verecek aromaları koyduğumuz zaman her şey çok güzel bir yemeğe, bir çorbaya dönüşebiliyor. Bunu hissettik tabii ki. Bu ay bize zaten bunu anlatan bir ay. Hz. Nuh'tan da bize zaten bu mirastır ve bunu bize anlatır. Tüm çarelerin tükendiği bir noktada yine de bizim kaynayacak bir aşımız, dolu dolu bir tenceremiz olabilir. Biz de bunu hem düşünüyoruz hem de afiyetle yiyoruz” sözleriyle aşurenin umut ve dayanışma mesajını bir kez daha vurguladı.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Bir Yorum Bırakın